İcra ve İflas Avukatı
Avukatlar Türk hukuk sisteminde belirli bir branşa bağlı olmaksızın mesleklerini icra edebilseler de, bazı hukuk dallarında yoğunlaşmaları nedeniyle halk arasında farklı şekilde adlandırılabilmektedirler. İcra ve iflas hukuku alanında bilgi ve uygulama tecrübesi bulunan avukatlar, uygulamada “icra avukatı”, “iflas avukatı” ya da “icra ve iflas avukatı” olarak anılmaktadır. Bu tanımlar hukuki bir unvan niteliği taşımamakla birlikte, fiili uzmanlık alanını ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.
İcra ve iflas avukatı; alacakların tahsili, borçların hukuka uygun şekilde yapılandırılması, icra takiplerinin yürütülmesi ve iflas süreçlerinin mevzuata uygun biçimde yönetilmesi gibi işlemleri takip eden vekildir. Bu kapsamda avukat, hem alacaklı tarafın hem de borçlu tarafın vekilliğini üstlenebilir.
İcra ve İflas Hukukunun Kapsamı ve Dayanağı
İcra hukuku, alacağını rızaen tahsil edemeyen alacaklının, devletin cebri icra organları aracılığıyla alacağına kavuşmasını düzenleyen hukuk dalıdır. Bu alanın temel mevzuat kaynağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu oluşturur. İcra hukukunun temel konusu borçlunun malvarlığıdır ancak borçlu, borcuna yetecek ölçüde sorumludur. Bu nedenle icra işlemlerinde ölçülülük ilkesi esas alınır.
İflas hukuku ise iflasa tabi kişilerin borçlarını ödeyemez hale gelmesi durumunda, tüm alacaklıları kapsayan toplu tasfiye sürecini düzenler. İflas, bireysel takipleri durduran ve alacakların iflas masası üzerinden paylaştırılmasını sağlayan bir hukuki mekanizmadır.
İcra ve İflas Avukatının Üstlendiği Hukuki İşlemler
İcra ve iflas avukatı, icra müdürlükleri nezdinde yürütülen ilamsız ve ilamlı takiplerin başlatılması, haciz işlemlerinin uygulanması, satış ve paraya çevirme süreçlerinin takibi ile görevlidir. Bunun yanında borçlu aleyhine başlatılan takiplerde itiraz ve şikâyet yollarına başvurulması, ipotek ve rehin haklarının kullanılması, kambiyo senetlerine dayalı takiplerin yürütülmesi ve karşılıksız çeklere ilişkin hukuki süreçlerin takibi de bu alanın kapsamına girer.
Avukat, yalnızca tahsilat sürecini değil, haksız hacizlerin kaldırılması, borçlunun korunması ve hukuka aykırı menfaat elde edilmesinin önlenmesi yönünde de hukuki girişimlerde bulunur.
İcra Hukukunda Sık Karşılaşılan Dava Türleri
İcra hukukundan doğan uyuşmazlıklar genellikle borç ilişkilerinden kaynaklanır. Uygulamada menfi tespit davaları, itirazın iptali ve itirazın kaldırılması davaları, tasarrufun iptali davaları, istihkak davaları, istirdat davaları, ihtiyati haciz talepleri, borçtan kurtulma davaları ve memur muamelesi şikâyetleri sıklıkla görülmektedir. Ayrıca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler ve kambiyo senetlerine özgü takipler de önemli yer tutar.
Menfi Tespit Davası ve Borçlunun Korunması
Menfi tespit davası, borçlunun gerçekte borçlu olmadığının mahkeme kararıyla tespit edilmesini amaçlayan bir davadır. Bu dava, icra takibinden önce veya sonra açılabilir. Takipten önce açılan davalarda, belirli bir teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı alınması mümkündür. Takipten sonra açılan menfi tespit davalarında ise takibin durdurulması söz konusu olmayıp, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talep edilebilir.
İhtiyati Haciz Kararının Hukuki Niteliği
İhtiyati haciz, para alacağının güvence altına alınması amacıyla borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan bir hukuki koruma yoludur. Alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması, kural olarak vadesinin gelmiş bulunması ve mahkemece uygun görülen teminatın yatırılması halinde ihtiyati haciz kararı talep edilebilir. Bu karar, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı alacaklının korunmasını amaçlar.
Kambiyo Senetlerine Dayalı İcra Takipleri
Poliçe, bono ve çek gibi kambiyo senetlerine dayanan alacaklar için özel bir takip yolu öngörülmüştür. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, alacaklı senedin aslını icra dosyasına sunmak zorundadır. Bu takip yolunda borçlunun itiraz süresi daha kısa olup, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde itiraz edilmesi gerekir.
Karşılıksız Çek ve Hukuki Sonuçları
Karşılıksız çek, çekin ibrazı sırasında düzenleyenin hesabında yeterli karşılığın bulunmaması durumudur. Bu halde alacaklı, hem icra takibi yoluna başvurabilir hem de Çek Kanunu kapsamında cezai sürecin işletilmesini talep edebilir. Kanun, karşılıksız çek keşide eden kişi hakkında adli para cezası öngörmektedir. İcra takibinin kesinleşmesiyle birlikte haciz ve satış aşamalarına geçilebilir.
Cari Hesap Alacakları ve Takibi
Cari hesap sözleşmeleri, tarafların karşılıklı alacak ve borçlarını tek tek talep etmekten vazgeçerek, dönem sonunda hesap kesimi yapmalarını esas alır. Hesap devresi sonunda ortaya çıkan bakiye, icra takibine konu edilebilir. Bu tür alacakların takibinde ticari ilişkinin niteliği büyük önem taşır.
İflasa Tabi Kişiler ve İflas Sebepleri
İflasa tabi kişiler öncelikle tacirlerdir. Gerçek kişi tacirler, tüzel kişi tacirler ve kanunen tacir gibi sorumlu tutulan kişiler iflasa tabidir. Bunun yanında ticareti terk edenler, donatma iştiraki, kolektif ve komandit şirket ortakları ile konkordato talep eden borçlular da belirli şartlarla iflas sürecine dahil olabilir.
Genel iflas sebebi, vadesi gelen borcun ödenmemesidir. Bunun yanında sermaye şirketlerinde borca batıklık, terekenin borçları karşılamaması ve haciz sonucunda malvarlığının borçlara yetmemesi gibi özel iflas sebepleri de bulunmaktadır.
İflas Kararının Hukuki Etkileri
İflas kararıyla birlikte müflisin haczedilebilir tüm malvarlığı iflas masasına girer ve bireysel icra takipleri durur. Alacaklılar alacaklarını iflas masasına yazdırır. Müflisin borçluları ödemelerini masaya yapmakla yükümlüdür. İflas öncesi cari hesaplar kapatılır, vadesi gelmemiş borçlar muaccel hale gelir ve iflas kararı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilir.
İflas Kararına Karşı Başvuru Yolları
Ticaret mahkemesi tarafından verilen iflas kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı ise yine on gün içinde temyiz mümkündür. Ancak kanun yoluna başvurulmuş olması, iflasın açılmasını ve masanın kurulmasını engellemez.
İcra ve İflas Avukatının Mesleki Yükümlülükleri
İcra ve iflas hukukunda görev alan avukat, Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları çerçevesinde özen, sadakat ve doğruluk yükümlülüğü altında çalışmak zorundadır. Sürelerin doğru takibi, müvekkilin bilgilendirilmesi ve hukuki yolların eksiksiz şekilde kullanılması avukatın temel sorumlulukları arasındadır. Bu yükümlülüklere aykırı davranılması halinde hukuki ve disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Vekâlet Ücreti ve Hukuki Çerçeve
İcra ve iflas hukuku alanında vekâlet ücreti, avukat ile müvekkil arasında serbest irade ile belirlenir. Ancak bu ücret, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olamaz. Avukatların ücretsiz hukuki hizmet sunmaları mevzuat gereği mümkün değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
İcralık Olan Bir Borç Ödenmezse Ne Gibi Sonuçlar Doğar?
İcra takibi kesinleştikten sonra borç ödenmezse, alacaklının talebi üzerine devletin cebri icra organları devreye girer. Bu aşamada borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacakları üzerinde haciz işlemleri uygulanabilir. Amaç, borcun zorla tahsil edilmesidir.
Borçlar Beş Yıl Sonunda Kendiliğinden Silinir mi?
Borçların silinmesi zamanaşımına bağlıdır ve her borç için geçerli değildir. Kamu alacakları bakımından, özel kanunlarda aksi öngörülmedikçe, beş yıl içinde tahsil edilmeyen borçlar zamanaşımına uğrayabilir. Ancak özel hukuk borçlarında zamanaşımı süreleri farklıdır ve borcun tamamen ortadan kalkması için hukuki şartların oluşması gerekir.
Borç Nedeniyle Hapis Cezası Verilir mi?
Sadece borcun ödenmemesi sebebiyle hapis cezası verilmez. Türk hukukunda borçtan dolayı hapis yasağı bulunmaktadır. Ancak nafaka borcu veya taahhüdün ihlali gibi bazı özel hallerde tazyik hapsi gündeme gelebilir. Bu durumda dahi borç sona ermez.
Üzerinde Mal Varlığı Olmayan Kişiye Haciz Uygulanır mı?
Borçlunun adına kayıtlı taşınır veya taşınmaz malvarlığı yoksa fiilen haciz yapılamaz. Ancak borçlunun düzenli bir geliri veya maaşı bulunuyorsa, yasal sınırlar çerçevesinde maaşının dörtte biri oranında haciz uygulanabilir.
Hapse Girildiğinde Borç Ortadan Kalkar mı?
Borçlunun cezaevine girmesi borcu sona erdirmez. Tazyik hapsi uygulanması halinde bile borç varlığını korur ve ödeme yapılmadıkça icra takibi devam eder.
İcra Avukatı Hangi Hukuki İşlemleri Yürütür?
İcra avukatı, alacaklının tahsil edemediği alacaklarını icra daireleri aracılığıyla takip eder. Borçlu vekilliğinde ise haksız icra takiplerine itiraz eder, borçlu olmadığı iddia edilen alacaklar için menfi tespit davaları açar ve borçlunun hukuki haklarını korur.
Haciz İçin Alt Limit Var mıdır?
İcra hukukunda haciz işlemleri için belirlenmiş bir alt sınır bulunmamaktadır. Çok düşük tutarlı alacaklar için dahi icra takibi ve haciz işlemi yapılması hukuken mümkündür.
Şirket Borçları Yeniden Yapılandırılabilir mi?
Şirketlerin mali sıkıntı yaşaması halinde borçların yeniden yapılandırılması mümkündür. Bu süreçte alacaklılarla müzakere edilerek ödeme planları oluşturulabilir ve şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi hedeflenir.
Konkordato Süreci Ne Amaçla Başlatılır?
Konkordato, şirketin iflasa sürüklenmeden önce borçlarını yapılandırarak mali durumunu düzeltmesini amaçlayan bir hukuki mekanizmadır. Mahkeme denetiminde yürütülen bu süreçte, alacaklılarla anlaşma sağlanarak borçların belirli bir plan dahilinde ödenmesi hedeflenir.
İflas Başvurusu Ne Zaman Gündeme Gelir?
Şirketin borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmesi ve mali yapısının sürdürülemez hale gelmesi durumunda iflas başvurusu yapılabilir. Bu başvuru, hem borçlunun hem de alacaklıların haklarının korunmasını amaçlar.
İflas Sürecinde Alacaklılarla Anlaşma Yapılabilir mi?
İflas sürecinde alacaklılarla müzakereler yürütülebilir. İflas masasına giren varlıkların satışı ve elde edilen bedelin paylaştırılması, yasal kurallar çerçevesinde gerçekleştirilir.
İflas Sonrasında Şirket Tamamen Kapanmak Zorunda mıdır?
İflas her zaman şirketin tamamen sona ermesi anlamına gelmez. Bazı durumlarda şirket tasfiye edilirken, bazı hallerde yeniden yapılandırma yoluyla faaliyetlerin devamı mümkün olabilir.
Bir Şirketi Kurtarmak İçin İflas Gerekli midir?
Bazı durumlarda iflas, şirketin borç yükünden arındırılarak yeniden yapılandırılması için bir araç olarak değerlendirilebilir. Konkordato veya yeniden yapılandırma süreçleriyle şirketin faaliyetlerine devam etmesi sağlanabilir. Bu süreçler, şirketin mali geleceğini güvence altına almayı amaçlar.


